HUZURA, İSYANA VE TÖREN ALAYLARINA TANIKLIK EDEN ESKİ ALAY KÖŞKÜ, YENİ KÜTÜPHANE

19.01.2019

HUZURA, İSYANA VE TÖREN ALAYLARINA TANIKLIK EDEN ESKİ ALAY KÖŞKÜ, YENİ KÜTÜPHANE

Bana sorarasanız burası İstanbul’un en “huzur”lu kütüphanelerinden biri. Adı da adeta bu durumu tescil eder cinsten. Kütüphane adını Huzur romanını yazan Ahmet Hamdi Tampınar’dan alır. Ahmet Hamdi Tampınar’ın Türk Edebiyatı’daki yeri malum ama bendeniz bir edebiyat tarihçisi olmadıgım için kendisini saygı ile yad edip, bu güzel binadan bahsedeyim.

Bina bugün Gülhane Parkı içinde yer alsa da, aslında Topkapı Sarayı’nın ayrılmaz parçasıdır ve Alay Köşkü olarak bilinir. Topkapı Sarayı’nın bu bölümü 1910 yılında dönemin Belediye Reisi Cemil Topuzlu tarafından halkın kullanımına açılır. Alay Köşkü, Padişahların  savaşa giden orduların, Mekke ve Medine gibi kutsal yerlere giden surre alaylarının geçit törenlerini seyretmesi için Saray Surları üzerine  inşa edilir. Bayram günlerinde köşkün önünden geçenler arasında kendine özgü kıyafetleri ile esnaf loncası temsilcileri de yer alırdı. Bu geçişin bazen üç gün sürdüğü ve kentte ticari hayatın sekteye uğradığı iddia olunur. Bu alaylar için toplanan İstanbullular Padişah tarafından bu köşkten selamlandığı için Selamlık Köşkü de dendiği olur. Tabii Padişah’ın bu köşkten tanıklık ettiği şeyler sadece keyifli hadiseler ile sınırlı kalmaz. Zaman zaman Padişah köşk önünde gerçekleştirilen infazları da buradan izler. Bu köşkün tanıklık ettiği bir başka tarihi hadise de Vak’ayi Vakvakiye diye bilininen isyan sırasında ayaklanan yeniçeriler bu köşk önünde toplanır ve çocuk yaşta olan Dördüncü Mehmet bu köşkün penceresinden Ayak Divanı’na çıkmaya mecbur edilir ve kendisine 30 kişilik bir idam listesi verilir. Ayak Divanı nedir dersek; olağanüstü hallerde isyancıların veya halkın derdini, talebini padişaha kendi ağızlarından arz etmek üzere oluşturulan toplantılardır denilebilir.  İsyan adını meyvesinin insan olduğuna inanılan Vakvakiye ağacından alır. İsyan nedeniyle idam edilenler Sultanhmet meydanındaki çınar ağacında asılarak ibret olması için sergilenir. O nedenle de bu isyana Vak’ayi Vakvakiye adı verilir.

Oğuz Otay

Oğuz Otay

Geziyoruz; öğreniyoruz ve eğleniyoruz...

devamı

Yorum Yaz

CAPTCHA code